24 Aralık 2012 Pazartesi
kelebek
Bir kış gecesi oturup masa lambasının altına düşüncelerimi yatırıp masaya,
Hayale
dalmışım , pencereme düşen her yağmur damlasında düşüp sonra yeniden doğarken.
Bazen
ayrı yerlere düşen damlalar kesişti ve bir çırpıda yok oldular. ama güçlü
görünüyorlardı önlerine gelecek her şeyi ya kendilerine katıp geçecek yada ezip
geçecekmişçesine.
Masaya
yatırdığım her düşüncenin ipi boynumda bir ilmek gibi dolanıp yer alırken nasılda çabuk çiziyordu
yollarını damlalar.
Dışarıda
kıyametten bir gün.içerde saatleri kalan bir kelebek habersizce ..
Uçup
kondu hareketsiz duran ellerime. o an durdu tüm kaygılarım, endişelerim, hayal
kırıklıklarım, zaman karşı konulamaz
şekildeki ilerlemesine son vermişti sanki.
Avucumda
bir can
Yaşama
zamanı kalmamış bir yürek vardı.
Uçmasını
bekledim , anlamamıştım bile atmadığını küçücük yüreğinin.
Korktum
Boynumdan
ilmekleri çıkarıp yağmura karşın dışarı çıkardım kafamı .yıkadım her damlayla
beynimi.
Hayat taslağını zaten çizmişti ayrıntılarsa
zamanla oluşuyordu bir şekilde.
Ruhu çoktan terk edip gitmiş bedeniyse cam bir mezarda olan kelebek her gördüğümde bunu diyor artık bana!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder