18 Ocak 2011 Salı
seni seviyorum
bambaşka bir hayta atılan ilk adım bugece bir ömrün ilk yılını doldurdu.hayatta ilerlemek için attığım bütün adımlarda yanımda olman dileğimle seni seviiyorum..
5 Ocak 2011 Çarşamba
=)
mutlu huzurlu bir uyku beni bekliyor günler sonra gelen bu yoğun yazma isteğimin sonrasında=)
güneş doğduğu sürece hayat güzel..
güneş doğduğu sürece hayat güzel..
4 Ocak 2011 Salı
ay-güneş tutulması
kafamı kaldırdığımda dikkatimi ilk o çekiyo.
düşünüyorum herkesin öyledir hatta bundan emin oluyorum.
ya o olmasaydı diyorum.
sadece yıldızlardan bir geçit.
eksik olurdu kesin.
evet evet eminim eksik olacağına manzaranın.
sevgilileri düşünüyorum kadınını etkilemek için ay'a kement atan erkeklerin düştüğü boşluğu..
kadınların hayal kırıklıklarını..
uykuyu anımsatan bir küçük kız çocugunun henüz hilal şeklindeki bir aya uyku geceliği ve şapkasıyla oturmuş ayaklarını sallarken anımsıyorum ve hayır diyorum.
ay olmadan olmaz...
geceler uzayıp yokoluyo ve ardından aydınlanmaya başlıyo gün.
şimdi sahne güneşin.
tüm oyuncular kaybolmuş sanki, sanki bir tek o kalmış.
okadar ihtişamlıki gözlerimi açık tutamıyorum ona bakarken.
seyredemiyorum doyasıya ama faydalanıyorum.
kemiklerime kadar vuruyo sıcakllığı, büyüyorum.
tohumunu saksıda beslediğim yaşamı filizlendiriyor.
düşünüyorum...
birinin bitişini diğerinin başlayışı takip eden iki olgu..
iki muhteşem.
kafamda oturuyor kim olduklarına dair fikirlerim.
rollaerini ezberlemiş birer oyuncu ay ve güneş.
birbirine hasret iki sevdalı ay ve güneş.
birinin yaşamı diğerinin enerjisine bağlı iki aşık onlar hiç kavuşamayan.
ah bu şarkılar..
''-bir şey daha öğrendim buşarkıyla : herşeye sahip olmak isteyen elindekinide kaybediyor.''
bir cümleye sımış bir kalp yarası,
bir cümleye sığmış bir yaşanmışlık, bir ömür...
bir avuç kelime nekadarda büyük anlamlar taşıyabiliyormuş.
yeşilçam klasörüme tıkladım ve işte açıldı yıllar öncesinn kapısı bana o tıkla.karşı koymak imkansızdı bende koyverdim kendimi ve çekti beni içine.
hüzün yükledim bazen ,bazen mutluluk ,bazen bir kelebek uçuştu karnımda ,bazense aynı kelebek öldü kalbimde.
duygular okadar gerçekçi ve okadar içtenmişki şaştım.
şimdiki insanlık, bir zamanlar o çağda yaşayan insanları torunları değilmiydik nasıl bukadar değişmiş olabiliriz diye düşünmeden edemedim.
aşk için oynanan küçük oyunlar ve sevsede açık açık dile getirmekten ve kendini acıdan sakınan mantıklı cümleler kurabilen insanlar ''-bir kere sevdim diye bin pişman etme beni,istemiyorsan bırak perişan etme beni.bırak boş kalsın elim yol yakınken dönelim...''
saygıyla egiliyorum önlerinde.
şimdiki gençliği ve aşkı düşününce insanların kendi içlerinde yalnız olduklarına karar veriyorum ve en uygun şarkının bu çağ için ''buğulu gözler '' olduğunu düşünüyorum.''gülmeyi bilmedi hiç buğulu gözler''herşeyin gitgide değerini kaybettiği yıllarda gülmeyi bile bilemiyoruz yazık.
artık bu karşılaştırmayı bırakıp kendimi tamamen yeşilçama bırakıyorum.
her cümlesinde hayranlıla dinediğim ve nekadar hüzün olursa olsun dinlerken mutlu kaldığım dizeler bunlar..
la la la laaa la la la la la laaaa ahh kalbim..
kapıyorum gözlerimi ve dinlediklerim oluyorum..
bir cümleye sımış bir kalp yarası,
bir cümleye sığmış bir yaşanmışlık, bir ömür...
bir avuç kelime nekadarda büyük anlamlar taşıyabiliyormuş.
yeşilçam klasörüme tıkladım ve işte açıldı yıllar öncesinn kapısı bana o tıkla.karşı koymak imkansızdı bende koyverdim kendimi ve çekti beni içine.
hüzün yükledim bazen ,bazen mutluluk ,bazen bir kelebek uçuştu karnımda ,bazense aynı kelebek öldü kalbimde.
duygular okadar gerçekçi ve okadar içtenmişki şaştım.
şimdiki insanlık, bir zamanlar o çağda yaşayan insanları torunları değilmiydik nasıl bukadar değişmiş olabiliriz diye düşünmeden edemedim.
aşk için oynanan küçük oyunlar ve sevsede açık açık dile getirmekten ve kendini acıdan sakınan mantıklı cümleler kurabilen insanlar ''-bir kere sevdim diye bin pişman etme beni,istemiyorsan bırak perişan etme beni.bırak boş kalsın elim yol yakınken dönelim...''
saygıyla egiliyorum önlerinde.
şimdiki gençliği ve aşkı düşününce insanların kendi içlerinde yalnız olduklarına karar veriyorum ve en uygun şarkının bu çağ için ''buğulu gözler '' olduğunu düşünüyorum.''gülmeyi bilmedi hiç buğulu gözler''herşeyin gitgide değerini kaybettiği yıllarda gülmeyi bile bilemiyoruz yazık.
artık bu karşılaştırmayı bırakıp kendimi tamamen yeşilçama bırakıyorum.
her cümlesinde hayranlıla dinediğim ve nekadar hüzün olursa olsun dinlerken mutlu kaldığım dizeler bunlar..
la la la laaa la la la la la laaaa ahh kalbim..
kapıyorum gözlerimi ve dinlediklerim oluyorum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
