4 Ocak 2011 Salı

ah bu şarkılar..

''-bir şey daha öğrendim buşarkıyla : herşeye sahip olmak isteyen elindekinide kaybediyor.''

        bir cümleye sımış bir kalp yarası,
bir cümleye sığmış bir yaşanmışlık, bir ömür...
 bir avuç kelime nekadarda büyük anlamlar taşıyabiliyormuş.
     yeşilçam klasörüme tıkladım ve işte açıldı yıllar öncesinn kapısı bana o tıkla.karşı koymak imkansızdı bende koyverdim kendimi ve çekti beni içine.
hüzün yükledim bazen ,bazen mutluluk ,bazen bir kelebek uçuştu karnımda ,bazense aynı kelebek öldü kalbimde.
   duygular okadar gerçekçi ve okadar içtenmişki şaştım.
şimdiki insanlık, bir zamanlar o çağda yaşayan insanları torunları değilmiydik nasıl bukadar değişmiş olabiliriz diye düşünmeden edemedim.
  aşk için oynanan küçük oyunlar ve sevsede açık açık dile getirmekten ve kendini acıdan sakınan mantıklı cümleler kurabilen insanlar  ''-bir kere sevdim diye bin pişman etme beni,istemiyorsan bırak perişan etme beni.bırak boş kalsın elim yol yakınken dönelim...''
saygıyla egiliyorum önlerinde.
şimdiki gençliği ve aşkı düşününce insanların kendi içlerinde yalnız olduklarına karar veriyorum ve en uygun şarkının bu çağ için ''buğulu gözler '' olduğunu düşünüyorum.''gülmeyi bilmedi hiç buğulu gözler''herşeyin gitgide değerini kaybettiği yıllarda gülmeyi bile bilemiyoruz yazık.
artık bu karşılaştırmayı bırakıp kendimi tamamen yeşilçama bırakıyorum.
her cümlesinde hayranlıla dinediğim ve nekadar hüzün olursa olsun dinlerken mutlu kaldığım dizeler bunlar..
la la la laaa la la la la la laaaa ahh kalbim..
kapıyorum gözlerimi ve dinlediklerim oluyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder